yinebiryerlerde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yinebiryerlerde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2020 Cuma

Doravan Çok Yakında



Bir - iki  yıldır karavan üzerine araştırmalar yapıyorum.Bu hayatı gerçekten merak ediyorum. Her türlüsünü araştırdım kafamda bütçeme göre tasarlamaya çalışıyorum.Bunu ilk başta hayatımızın merkezine koymak istemiyoruz bu sebeple büyük bir bütçe yatırmak istemiyoruz. Bu işin bütçe konusunda ucu bucağı yok. Bizim kafamızdaki bütçe 50000₺ civarında.Bu bütçe ile bir panel van yada minibüsü 25000₺ civarılarında alıp arka kısmına 25000₺ harcayarak.Kendimize gayet yetecek bir yürüyen bir ev tasarlamak istiyoruz. Bu bütçeye gayet güzel bir karavan tasarlayabilirsiniz, tabiki kendi el emeğinizle… 

Bizim istediğimiz Moto karavan denilen, bir panel vanın arkasını yaşam alanına çevireceğimiz bir stil. İçinde yatak, mutfak dışında tuvalet ve banyosunu da tasarayacağımız bir yaşam alanı olacak.

Bir kaç karavan stili var: Çekme karavan ,moto karavan ve alkovanli karavan olarak çeşitlerini sıralayabiliriz.

Biz neden bir moto karavan tercih ediyoruz ? 

Çünkü çekme karavan istediğinizde,  ayrıca motoru güçlü bir arabaya ihtiyacınız olacaktır. Güvenlik açısından sürerken çok dikkatli olmalısınız, inişli çıkışlı yollarda risk daha da artacaktır. Ayrıca hem arabaya bütçe hem de karavana bütçe ayırmalısınız ki bu da en iyi ihtimalle totalde 100000₺ yi bulur. 

Alkovanlı karavanlar ise en sevilen konforlu ve geniş araçlardır. Aracın ön kısmının üstünde yatak bulunan ve araca ayrı bir parça olarak eklenen özel yapım araçlardır. Bu araçların Türkiye’de ikinci el piyasası oldukça yüksekken sıfırları da zengin kesime hitap eder.Eğer karavan, kişinin bir yaşam tarzıysa ev almak yerine böyle sıfır bir karavan almayı tercih edebilir. Alkovanlı karavanların  İkinci el piyasası en az 150000₺ civarında başlar ki onlar da çok eski araçlardır. Gönül ister ki Alkovanlı olsun ama belki ilerki yıllarda bunu tekrar düşünebiliriz.

Artık günümüzde karavan hayatının revaçta olduğu, reklamlarının çokça yapılması, görsellerde çok güzel gösterilmesi biraz yanıltıcı durumlar doğurabilir. Ne kadar güzellikleri olsa da bir o kadar da zorlukları olacaktır. Gerçekten durumu iyi tartmak gerekir. Bir hevesle alıp paranızı hiç edebilirsiniz. Genellikle böyle bir işe atılmadan önce karavan kiralamak tavsiye edilir. Ancak biz uzun zamandır bunun hayalini kuruyoruz ve takipteyiz.


























Biz de bu hayata küçük bir adım atarak deneyimlemek ve  bir fikir edinmek istiyoruz. Her ince ayrıntısını araştırarak hazırlık yapıyoruz. Araç çeşidi, yalıtım malzemeleri  ,ağaç kaplama malzemeleri , elektrik tesisatı, yatak kısmı , mutfak ekipmanları, banyo-tuvalet gibi pek çok kalemi iyice araştırmak gerekiyor. Gerçekten zamanınızı ciddi anlamda veriyorsunuz. Yada iyi bir bütçeniz varsa hazırını alıp arkanıza bakmıyorsunuz. Ancak bize göre eğlenceli olan kısmı kendi yarattığımız olacak. Bunu yaparken de kardeşimden yardım alacağım. Uzun zamandır ahşap teknemizin tadilat ve tamiratını yapıyoruz.Elimizde makinalarımız da mevcut. Bu aracın ağaç kaplama işlemlerini de limanda bitirebiliriz. Diğer kısımları da evimin önünde yapabileceğimi düşünüyorum.





















Araç konusunda yakıt tüketimi , iç hacim genişliği, yedek parça fiyatları, abs’li ve klimalı olması (karavan ruhsatı için abs şartı var) öne çıkan isteklerimiz.Bunlara istinaden araştırdığımız araçlar : Renault Master, Fiat Ducato , Peugeot Boxer, Citroen Jumper, Mercedes Sprinter… kimisinin eni dar, kimisi kısa, kimisi çok yakar, kimisi iyi yol tutar. Uzun şasesini alsan fazla yakar, kısaltırsan yaşam alanı daralır. Bu seçim gerçekten en zor kısım çünkü size uygun 2. el bir aracın denk gelmesi biraz şans. Günlerdir araçlar buluyorum tam niyetleniyoruz abs olmadığını fark ediyorlar. Bu araç satıcıları da gayet bilgisiz. Bir ürün satıyorsun ve onun hakkında bilgilerin eksik. Ama ümitliyim bizim için hayırlı araç yakında karşımıza çıkacak ve bu korona günlerinde bu boşluğu değerlendirerek yazın ortasına kadar aracımızı  inşallah bitireceğiz.

Karavan yapımını paylaşacağım günlerde görüşmek üzere… ;) takipte kalın…




24 Mart 2020 Salı

Datça Yarımadası


 
Senelerdir Datça hep aklımızdaydı 2019 yaz sezonunda güzel bir ziyaret yaptık. Datça, püfür püfür esen rüzgarıyla , turkuaz mavisi deniziyle , sakin koylarıyla, sessizliğiyle, yeşilliğin içindeki harika atmosferiyle bizi bambaşka bir yere götürdü. Kesinlikle sakinlik isteyenlere birebir...

Datça, Marmaris'e 71 km uzaklıkta.Yolu biraz virajlı.

Bana göre Datça konumuyla da alakalı olarak Anadolu'dan kopuk kendi halinde yaşayan sakin bir kasaba. Burada herkes yavaş, telaşsız ve rahat gözüküyor. Yani diyeceğim kafa dinlemeye birebir muhteşem bir yarımada. “Acelen varsa ne işin var Datça’da” demişler.

Burası badem ağaçları ile dolu. İsmini de zaten Badem çiçeğinden almış.Her yerde bademle alakalı pek çok şey var.Acıbadem , bademli gazoz, bademli köfte, bademli mezeler daha sayamadığım pek çok şeyde badem var. Gidip tatmanız lazım...👌🏼😀




Datça Merkez (Yüzü Güneye bakıyor.)



Çok hoş bir butik otel bulduk; Datça Suites Butik Hotel . Çok hoşumuza gitti. Özellikle kahvaltısındaki özel ilgiye hayran kaldık. Datça’ya giden herkese kesinlikle tavsiye ederiz.Haziran ayında oda fiyatı 250 Lira’dan kaldık. Datça Manzarası ve serpme kahvaltısı bizi mest etti.


Datça Suites Butik Hotel

Merkezi deniz kenarında, biraz tepede Can Yücel’in de yaşamış olduğu Eski Datça var. Daha eski yapıların bulunduğu dar sokaklardan oluşan mor çiçekleri bol olan modern bir köy.

Eski Datça Sokakları





Datça Geceleri
            Merkezde hilal şeklindeki koyunda, gündüz şezlongların olduğu akşamında masaların kurulduğu kumsalında balık restoranları dizilmiş. Ağaçlara çokça lambalarla çok hoş bir ambiyans yaratılmış denize sıfır keyif yapabiliyorsunuz. Fiyatlar biraz tuzlu diyebiliriz.


Biz akşam yemeği olarak hakkımızı bademli köfteden kullandık ama aslına bakarsanız çok orijinal gelmedi.😀 Burda insanlar bademi iyi pazarlıyorlar. Bademli pek çok meze var. Buraya gelip tatmalısınız.

Yemekten sonra yürüyüş yaptık.Aslında çarşısı çok büyük değil dönüp dolaşıp tekrar aynı noktaya geliyorsunuz. Her şey iç içe olduğu için de oldukça sıcak bir ortamı var.






 

*

Knidos Antik Kenti , Akdeniz'e bakan yüzü

Knidos , bir tarafında Ege Denizi'ni, bir tarafında Akdeniz'i  görebileceğiniz, yarımadanın en ucundaki ticari bir antik kenttir. Datça merkeze 35 km olsa da yolu dar ve virajlı olduğu için varışınız 1 saate yaklaşabilir.



Knidos Limanı




Palamut Bükü ve Mesudiye'de uğradık.Datça Merkeze 27km uzaklıkta. Antalya Bölgesine göre daha taşlı bir denizi var o sebeple plaj açısından çok başarılı değil.Ama temizlik konusunda Mavi Bayrak diyebiliriz.Bir de gece yıldızlar harika gözüküyor...



Kabuğunuzdan Çıkın

Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mek...