kamp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kamp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2019 Perşembe

Kaş' ta 1 Gün Çadır Kampı

Kalkan

Dalaman’dan saat 10 gibi ayrıldıktan sonra Kaş’a doğru rotamızı hazırladık.Fethiye’nin içine girmeden Antalya istikametine devam edip Kaş yol ayrımından döndük. Yaklaşık 1 buçuk saate Kalkan’a giriş yaptık.


Kalkan

Kalkan’a geldiğinizde nefis bir manzara sizi bekliyor. Hemen oracıkta çay-kahve yapan seyyar bir araç bulduk. Manzara ve rüzgarın tadını çıkarttık. Ben sade bir Türk kahvesi söyledim ve afiyetle içtim. Yaklaşık 20 dakika vakit geçirdikten sonra Kaş’a doğru hareket etmek için kalktık. Hesabı sordum. Hanım efendi 15 Lira dedi. (Kaş'a hoşgeldiniz:) Peki dedim uzattım. Bir de iyi tatiller diledi.😃 Hayatımda içtiğim en pahalı Türk kahvesi oldu. Bir mekanda içseydim bu kadar koymazdı. Ama o manzaranın keyfi hürmetine sesimi çıkartmadım. Ama bir daha ki sefere karavanımızda kahvemizde çayımızda olacak... 🙏 Sizde uğrarsanız fiyatını önceden sorunuz.😃 ☕️



Kalkan

Tekrar Kaş’a doğru yavaş yavaş geze geze devam ettik. Temmuz da tatil yapmanın pek mantıklı olmadığını anladık. Çünkü her yer kalabalık, özellikle oteller oldukça pahalı bununla birlikte küçük işletmeler de nasibini alıyor. Çoğu zaman şu taktiği kullanabiliyoruz gezeceğimiz yerde konaklamayabiliyoruz. Yakın kasabalarda aynı kalite de çok daha uygun oteller olabiliyor. Bunun en yakın örneğini Selimiye'de yaşadık. Apartlara en az 400 lira dedikleri Selimiye'de 10km uzağında Turgut'ta 5 yıldızlı otelde 180 Liraya kalmıştık. Pek çok uygulama kullanıyoruz. Bu sizin ne kadar araştırdığınızla doğru orantılı. Zaten aracınız olduğu zaman mesafe olarak hiç bir problem yok.
Neyse bu sefer çadırımız ve eşyalarımız yanımızda hemde bu deneyim bize gerçekten çok keyifli geliyor.
Aklımda şöyle bir şey vardı. 2 sene önce Kaş yarımadasında Kaş Kamping’te kalmıştık. Birkaç eksik tarafları vardı. Bu sebeple Kaş’a gelirken başka kamp alanları olduğunu biliyordum. Oralara bakmak istedik.
“Doğaya Kaçış” uygulamasından yer ve yorum tespiti yaptığımızda Mokamp Olimpos Kamping ilgimizi çekti.
Kaş Uygulama oteli plajını geçtikten sonra kamp yerine ulaştık. Her şey güzel gözüküyordu. Ön tarafında kumsal plajı var. Tuvalet-banyosu gayet temiz. Çadırımızı kuracağımız yerin üstünde gölgeliği ve ampülü var.Hemen arkamızda elektrik uzatma ve en önemlisi arabamızı çadır kuracağımız yere kadar sokabiliyorduk. Fiyat sorduğumuz ilk yerdi ama nokta atışı yapmış olabilirim. Tekrar buraya dönecektik. Aklımızda 50 lira civarı bir fiyat vardı ama dediğim gibi Temmuz ayında her yer çok pahalı. Burada da bir çadır ve 2 kişi fiyatı 90 Liraydı. Tek dez avantajı kaş merkeze 5 km uzaklıkta olmasıydı.Ama bizim için bir problem değildi.Bu sebeple Cansu Kaş kamping’e de soralım dedi.Ayrıca yol üzerinde bir kaç kamp alanı daha var ama çadırların üzerinde ne ağaç ne de gölgelik göremedim.Sabah güneşini direk görmek istemezsiniz.🌞
Çıktık yola Kaş kamping’e geldik. Fiyat sorduk 140 lira dediler. Oysaki 2 sene önce 50 liraya kalmıştık. Ben iyice şaşırdım fiyatlara ve birde pansiyonlara soralım dedim. Çok iyi diyemeyeceğim bir pansiyona girdim doluymuş zaten fiyatlarda 250 Lira dedi.
Hemen dedim seçtiğimiz yeri de kaptırmadan dönelim kampımıza evimize.😀 Mokamp'a Geri geldik,5 dk içinde çadırımızı kurduk ve uzandık.




Plajında kampçılara ücretsiz şezlong, şemsiye ve internet vardı.Yiyecek-içecek fiyatları da gayet makuldü.Kaş yarımadası manzaralı güzel konumlarından biriydi.Kamp yapacaklara kesinlikle tavsiye edebiliriz. Çünkü diğer kamp alanlarında kumsal bulmanız gerçekten zor.Burası bu açıdan da avantajlı.Kaş genel olarak kayalıktır.
Ayrıca burada çadırlar dışında Karavanlar da bulunuyor bizim gelecekteki hayalimizi şu an gerçekleştiriyorlar...😀




Plajdan sonra duşumuzu alıp biraz uzandık.



Akşam üzeri bişeyler yemek için hemde Kaş merkezde vakit geçirmek için hazırlanıp çıktık.Kaş'ta kalabalıktan biraz uzağa park ettik.Birde baktık ki arkamızda bir antik tiyatro var. Hemen oraya yöneldik gezelim dedik. Bu Tiyatro Türkiye'de tekmiş nedeni ise yüzünün denize dönük olması.Gerçekten harika bir yerde.






Kaş



Akşam yemeğimizde pilav üstü döner vardı. Tesadüfen girdiğimiz bu restoran lezzet olarak fena değildi ama tavsiye etmek konusunda restoranda bir ayrıcalık göremedim. Fiyat olarak hesaplı da sayılmaz. Lezzeti de inanılmaz değildi. 😀 (Memnuniyetsiz değilim sadece gerçekten hak eden yerleri her zaman tavsiye ediyoruz.)

Neyse Kaş’ta yemek olayı normale göre biraz yüksek olabilir. Sulu yemek restoranları daha hesaplı kalıyor. Dondurmanın bile topu 5 lira mesela.Tabiki hesaplı yerler de bulabiliyoruz. Gözünüz korkmasın bir Alaçatı yada Bodrum değil tabiki.
Kaş’ta en keyiflisi Buzlu badem! yemeden olmaz.Bir elimizde badem çarşıyı altını üstüne getirdik.

                                  


       Kaş’ın keyfini sadece insanlar çıkartmıyor.

                                          




Burada köpekler hep bu vaziyette sevgi bekliyorlar...

Kaş'ı çok seviyoruz her zaman ziyaret edebiliriz.





Gece 11 gibi kampa döndük. Gece gayet serin geçti. Kampın tek dez avantajı önünden Kalkan yolu geçtiği için azda olsa araç sesi oluyor.Ama büyük bir sıkıntı yaratmadı.







Kamp’ın çıkış saati 11:00, biz ise 9 gibi ayrıldık kahvaltı için Kaş’ta meşhur simitçi var. Ordan yolluklarımızı alıp hemen yukarıda Kaş manzarasında kahvaltımızı yapıp Kaş’tan ayrıldık.




Cansu’ya dedim ki değişlik olsun Elmalı-Korkuteli yolundan dönelim.Başlarda keyifli geldi.Orman yolu, yemyeşil.Ama sonradan yanlış bir karar olduğunu anladım. Yol daraldı, devamlı bir tırmanış iniş. Elmalı’dan sonra Korkuteli’ne yol kapalıymış. Antalya yoluna biraz daha geriden çıktık yaklaşık 30 dakika kaybettik. Yolun güzelliklerinden biri de güzel bir baraj buldum. Orada biraz dinledim. Bir şeyler atıştırdım.Aynı zamanda burdan Gömbe yaylası Uçarsu şelalesine yol ayrımı var.

Mola yerim.Cansu uyudu.


Kaş-Elmalı-Korkuteli yolu çok pratik bir yol değil. Deniz kenarından gelip-gitmek daha mantıklı.Tabi istikamet Antalya'ysa
Kamp huzurun, özgürlüğün, doğanın hissedildiği, kendimizi sıfırladığımız çok çok keyifli bir etkinlik. Kaş ise hepimizin görmesi gereken bir yer.
*Bu arada Kaş’tan çıkarken kahvaltı yaptığımız terasta insanlar ön kısma çöplerini sallamışlar halbuki hemen arkalarında kocaman çöp kutusu varken.O kadar üzüldük ki, bu kadar duyarsız olmayalım. Ben çöpümü arabada biriktiren biriyim çöp görmediğim sürece atamam. Lütfen siz de çöplerinizi sokağa atmayınız.
Bir sonraki gezide görüşmek üzere. 👋🏼

30 Temmuz 2019 Salı

Akyaka Çadır Macerası

Ben Efe , eşim Cansu ve oğlumuz Dora ; Söke-Ula yolu /Akyaka 
     

İşlerimin iptal olduğu bir haftaydı, nasıl değerlendirelim derken aklımıza çadırımız geldi yani babamın bizde olan çadırı.😅Pazar günü hazırlıklara başladık.Salı günü Dalaman'da olan işimi de bahane ederek.Muğla tarafına odaklandık.

     "Doğaya Kaçış" diye bir uygulama var.Burada kamp yerlerini rahatça bulabiliyor, yorumlardan kamp yerleri hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz. Hemen uygulamayı açıp taramaya başladım.

     İlk gün için seçeneklerimiz Köyceğiz, Dalyan ve Akyaka'daydı. Sabah 9 gibi Antalya'dan  çıkıp öğlen 12 civarları kamp yerine ulaşmayı planlıyorduk.Tüm gün deniz kenarında zaman geçirip akşamda çarşısında vakit geçirmeyi düşününce Akyaka'nın daha mantıklı olacağına karar verdik. Çünkü Akyaka tüm gün cıvıl cıvıl bir yer. 
Akyaka, Antalya'ya 300km , Dalaman havalimanına 70km, Muğla'ya 25km uzaklıkta.
     
Akyaka merkezde bir kamp yeri olduğunu gördüm.Fakat kamp alanını aramayı düşünemedim ama pişman değiliz.
Öğlen vakti Akyaka'ya vardık.Direk kamp alnına devam ettik.Girişine kadar geldik.Kamp doludur yazısı vardı. Yine de sorayım dedim gişeye doğru mu? evet dedi.Tamam dedik madem... 2. Seçeneğe devam ettik:
     Akyaka'nın deniz kıyısından devam edince yaklaşık bir 10 km ilerde haritada çadır kamp yeri görmüştük.Oraya gidelim dedik ve devam ettik.Oraya ulaştığımızda çadırlar görmeye başladık fakat burası bir kamp yeri değildi. Tuvalet yada lavabo gibi bişey yoktu daha çok mesire alanı gibi bir yerdi. Çadırların olduğu kısmın yolu oldukça bozuk ve gece zifiri karanlık olacaktı.Burada arabamızı biraz sarstık. Neyse dönmeye karar verdik.

     Yol üzerinde deniz kenarı bir yer bulup öğlen yemeği için konuşlandık.Sandalyelerimiz ve masamızı kurduktan sonra Cansu'nun evde hazırladığı börek, kısır ve keklerimizi çıkarttık. Termosumuzu da getirmiştik.Çayımızda hazırdı. Hava biraz rüzgarlı olsada gayet keyifli bir 40 dk geçirdik ve dinlendik.


    Bu tarafta da aklımıza yatan bir yer olmayınca otellere bakalım dedik.Akyaka'da dolaşmaya başladık.Her yer apart otel dolu ama fiyatlar gerçekten yüksek.Temmuzun ortasında geldiğimiz için pahalı bir zamana denk geldik.Pansiyon da zaten göremedik.

    Neyse biraz ara verelim dedik. Kadın Azmağı'na geldik. Eskiden burada kadınlar çamaşırlarını yıkmaya gelirmiş. Şimdilerde ise insanlar sandaleyelerini koyup oturuyorlar ve genelde piknik yapıyorlar.

Kadın Azmağı

Neyse burda da bir yarım saat geçirdikten sonra Gökova körfezini izlemek için Akyaka'dan ayrıldık. Muğla istikametinde devam ederek yükseklere geldik.Merkezden yaklaşık 5km uzaklıktaydık. Körfezi izlerken gün batımı yaklaşıyordu. Seyir terasında çaylarımızı yudumladık.

Gökova Körfezi / Muğla

Fotoğrafın sağ tarafı Akyaka , sol taraftan Marmaris ve Datça'ya doğru devam ediyorsunuz.


Bu arada etraftaki yakın ilçelerdeki otellere de baksam fiyatlar oldukça yüksekti ve o fiyata değecek bir otelde zaten göremedim. Çok fazla gezdiğimiz  ve otellerde çalıştığım için fiyat- performans dengesi açısından tatmin olamadık. Tekrar Akyaka'ya döndük ve üst kısımlarına da bakalım dedik ama daha da lüks konutlar görmeye başladık. 

Akyaka'ya bir önceki uğrayışımızda Azmak nehrinde tekne turu yapmıştık ve ben o turda çadırlar görmüştüm. Onları hatırladım ve nehrin yayına gidelim dedim.
Haritadan nehrin yanına giden yolları takip ederek ulaştık.Ara sokaktan girdik ve karşımızda çadırlar... Bir beyefendi aracıyla uğraşıyordu.Ondan güç almak istercesine sordum: -Burası kamp yeri mi? Değil dedi. Bir sıkıntı olur mu dedim. En fazla toplar gideriz dedi. Teşekkür ettim 😁 ve aracımızı hemen içeri sokarak bir yer belirledik.Hemen yanına çadırımızı kurduk ve bir oh çekerek uzandık.


Bizim için unutulmayacak heyecanlı bir çadır kampı oldu.Çünkü burada etrafımızdaki çadırlardan adeta güç aldık.😀 Aracımızı önümüze siper ettik.Hemen dibimizde azmak nehri.En güzel tarafı o kadar serindi ki sabah uyanasımız gelmemişti.

 Neyse gün batımına doğru kıyafetlerimizi değiştirdik. Çadırımız ve arabamızı bırakıp merkeze doğru nehrin kenarından yürüdük. Her yer cıvıl cıvıl çok sevimli huzurlu bir yerdi Akyaka.

Yeni açılmış bir restoran bulduk. Ne alakadır bilmiyoruz. Akhisar köftemiz çok güzeldir dediler. Akhisar köftesi yedik.😊 Sonrasında çarşısında bayağı bir yürüyüş yaptık. Çoğu yerde canlı müzik vardı. Plaj kısmının olduğu tarafta güzel bir mekanda keyif yaptık müzik dinledik. Saat 11 gibi çadırımıza dönmeye karar verdik yorgunduk.

Çadırlar 10dk mesafe uzaklıktaydı. Hemen üst yolda bir market bulduk neyseki arkasında tuvalet-lavabosu da vardı.Burayı da bu açıdan keşfetmiş olduk.

Gece bir ara yan taraftaki çadırdan horlama sesi geliyordu.Bu sırada bir köpek geldi hırlamaya başladı ve dikeldim ne alıp veremediği var diye bir şeye sinirlenip gitti.Kendi kendime güldüm Cansu uyuyordu.
Sabah mis gibi uyandık.Ben hemen kendimi nehre attım.Resetlendim.

Sonrasında çadırımızı toplayıp aracımıza yerleştirdik. Bir gün öncesinde nehir kenarında kahvaltıcıları keşfetmiştik.Kahvaltı için tekrar o tarafa yöneldik.Azmak nehri kenarında keyifli bir kahvaltı yaptık.(Kişibaşı 20TL) 



Kahvaltıdan sonra aracımıza geldik.Yola çıkacağız.Aracımda şanzıman arızası ışığı yandı.Vites geçmiyordu.Motoru durdurdum.Bir an kafamda bir sürü şey dolandı.Akşam Dalaman'da sahnem var. Gayet soğukkanlı biri oldum her zaman. Çekici çağırırız falan bişeyler dolaştı kafamda. Arabayı tekrar çalıştırdım ve düzeldi. Allah'ım sana şükürler olsun.😅 Sanıyorum bir gün önceki kamp arama macerasındaki sarsıntılı toprak yolda aracımızı biraz üzdük.O da bize ufak bir şaka yaptı.Eğer dili olsaydı. Böyle şaka mı olur derdim. Anlık bir adrenalin yaşadık... 😆

Ardından o günkü planımız Dalaman Sarıgerme SARÇED plajıydı.Rotamızı oraya çevirdik.

O akşam Robinson Sarıgerme'de sahnemi yaptıktan sonra orada kaldık.Bu oteli de herkese tavsiye edebiliriz.Burası Denizi, doğası, manzarası, eğlencesi ve kalitesiyle.Bu bölgenin en iyi oteli diyebilirim. 

Okuduğunuz için teşekkür ederiz. Kaş çadır kampı maceramızı da okumanızı tavsiye ediyoruz... 😉

Takipte kalın :)





Kabuğunuzdan Çıkın

Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mek...