gezgin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezgin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2020 Salı

Datça Yarımadası


 
Senelerdir Datça hep aklımızdaydı 2019 yaz sezonunda güzel bir ziyaret yaptık. Datça, püfür püfür esen rüzgarıyla , turkuaz mavisi deniziyle , sakin koylarıyla, sessizliğiyle, yeşilliğin içindeki harika atmosferiyle bizi bambaşka bir yere götürdü. Kesinlikle sakinlik isteyenlere birebir...

Datça, Marmaris'e 71 km uzaklıkta.Yolu biraz virajlı.

Bana göre Datça konumuyla da alakalı olarak Anadolu'dan kopuk kendi halinde yaşayan sakin bir kasaba. Burada herkes yavaş, telaşsız ve rahat gözüküyor. Yani diyeceğim kafa dinlemeye birebir muhteşem bir yarımada. “Acelen varsa ne işin var Datça’da” demişler.

Burası badem ağaçları ile dolu. İsmini de zaten Badem çiçeğinden almış.Her yerde bademle alakalı pek çok şey var.Acıbadem , bademli gazoz, bademli köfte, bademli mezeler daha sayamadığım pek çok şeyde badem var. Gidip tatmanız lazım...👌🏼😀




Datça Merkez (Yüzü Güneye bakıyor.)



Çok hoş bir butik otel bulduk; Datça Suites Butik Hotel . Çok hoşumuza gitti. Özellikle kahvaltısındaki özel ilgiye hayran kaldık. Datça’ya giden herkese kesinlikle tavsiye ederiz.Haziran ayında oda fiyatı 250 Lira’dan kaldık. Datça Manzarası ve serpme kahvaltısı bizi mest etti.


Datça Suites Butik Hotel

Merkezi deniz kenarında, biraz tepede Can Yücel’in de yaşamış olduğu Eski Datça var. Daha eski yapıların bulunduğu dar sokaklardan oluşan mor çiçekleri bol olan modern bir köy.

Eski Datça Sokakları





Datça Geceleri
            Merkezde hilal şeklindeki koyunda, gündüz şezlongların olduğu akşamında masaların kurulduğu kumsalında balık restoranları dizilmiş. Ağaçlara çokça lambalarla çok hoş bir ambiyans yaratılmış denize sıfır keyif yapabiliyorsunuz. Fiyatlar biraz tuzlu diyebiliriz.


Biz akşam yemeği olarak hakkımızı bademli köfteden kullandık ama aslına bakarsanız çok orijinal gelmedi.😀 Burda insanlar bademi iyi pazarlıyorlar. Bademli pek çok meze var. Buraya gelip tatmalısınız.

Yemekten sonra yürüyüş yaptık.Aslında çarşısı çok büyük değil dönüp dolaşıp tekrar aynı noktaya geliyorsunuz. Her şey iç içe olduğu için de oldukça sıcak bir ortamı var.






 

*

Knidos Antik Kenti , Akdeniz'e bakan yüzü

Knidos , bir tarafında Ege Denizi'ni, bir tarafında Akdeniz'i  görebileceğiniz, yarımadanın en ucundaki ticari bir antik kenttir. Datça merkeze 35 km olsa da yolu dar ve virajlı olduğu için varışınız 1 saate yaklaşabilir.



Knidos Limanı




Palamut Bükü ve Mesudiye'de uğradık.Datça Merkeze 27km uzaklıkta. Antalya Bölgesine göre daha taşlı bir denizi var o sebeple plaj açısından çok başarılı değil.Ama temizlik konusunda Mavi Bayrak diyebiliriz.Bir de gece yıldızlar harika gözüküyor...



19 Kasım 2018 Pazartesi

Kasım’da Büyük Kuzey Turu : Bölüm 6 Bolu Gölcük ve Yedi Göller

 
      Samsun’dan sabah 6:30 gibi çıktık.Merzifon yolu üzerinden 1-2 mola ile 13:00 gibi Bolu’ya girdik.Karnımız da artık acıkmıştı. Bolu’nun köftesi meşhurdur ancak yemeği göl manzaralı bir yerde yapmayı hayal ettiğimiz için sabretmeyi seçtik. Yoksa Bolu merkezde biryerler vardır diye düşünüyorum.
      Planımız Gölcük’ü Yedi Göller’i ve Abant’ı görmekti  ancak Abant bölgesine malesef vakit ayıramadık.Aslında birgün için gayet yetti.😊
     Bolu merkezden 20 dk sonra Gölcük bölgesine ulaştık.
     Gölcük Yolları geniş, Bolu’ya oldukça yakın ve güneyde (19km). Gölcük milli parkı giriş ücreti araç başına 15₺. Yol boyunca Eds mevcut maksimum 70km/h ile devam ediniz.
     Kartpostalın gerçek halini görmek isteyenler buyursunlar..Hava hafif soğuk ama kar düşmüş halini de görmek isterdim.
     Gölün etrafında biraz turlayıp fotoğraf çektikten sonra restoranta geçtik. İki porsiyon  ızgara köfte yedik.Gayet güzeldi (porsiyon 25₺). Aslında Bolu Dağı mangal evini hayal etmiş olsamda göl manzarasında orada yemek yemek bu hayalimi unutturdu bile.
     Burada mangalınız ile kendi yemeğinizi yapabileceğiniz alanlar da mevcut.
     Yemekten sonra  biraz daha dolandık ve Yedi Göller için yola çıktık.Yedi Göller merkeze 40 km civarında kuzeyde.Gölcük’ten 60 km uzaklıkta.

     Yedi Göller yolu biraz virajlı bazı yerlerde biraz bozuk, rakımın  yükseldiği yerlerde kara yakalandık ve ilk defa kışlık lastiklerimiz işe yaradı ve yolları geçtik. Çoğu arabada zincir gördüm.
      Daha Yedi Göllere ulaşmadan yukarılarda inanılmaz manzaralar mevcuttu.Mola verebileceğiniz
çaycılar var.


      Buraya sonbahar gibi gelirseniz turuncu yaprakların güzelliğine aşık olursunuz 🍁 . Göllere geldiğinizde ise turuncunun  içinde göllerin manzaraları muhteşem.



       Burada çadır kurup kamp yapabileceğiniz alanlar mevcut.Bu dönemde tabiki  biraz soğuk ama burası kampçı doluydu, ekipmanınız tamsa çok keyifli olabilir.Ayılar inmezse tabiki... 😀
      Birbiriyle bağlantılı bu göller etraftaki ağaçlar ve sonbahar yaprakları  adeta cenneti tarif ediyor.





      Burada da yaklaşık bir saat geçirdikten sonra İzmit’e anneannemizin yanına gitmek için yola çıktık. 17:30 gibi çıktığımız yolumuzu 19:30 gibi bitirerek İzmit Körfez ilçesine ulaştık.(17 Kasım)

Kabuğunuzdan Çıkın

Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mek...