Sinop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2018 Salı

Kasım’da Büyük Kuzey Turu : Bölüm 5 Sinop

Sinop


12 Kasım Pazartesi ,  bugün itibariyle bu taraflara yağmurlar gelecekti ve havalar kapadı. Uğur ve Büşra ile vedalaştıktan sonra Pazar’dan sabah saat 11 gibi ayrıldık. Rotamız Trabzon Uzungöl’dü. Sahil şeridinde yağmur başlamıştı.Ama Karadeniz’in yağmurunu hep merak etmişimdir.Burada her yer doğa harikası. Yeşilin her tonunu görebiliyorsunuz.
     Uzungöl’e ulaştık. Çok güzel Fotoğraflar aldık.Ancak yaz sezonu kapandığı için etraf sakindi. Uzungöl turizimin  artmasıyla biraz betonlaşmış.İnsanlar çoğaldıkça doğa güzelliğini kaybediyor.

Uzungöl , Trabzon

Uzungöl Trabzon

     Uzungöl’den çıktık. Samsun’a doğru hareket ettik. Yol boyunca Trabzon, Giresun ve  Ordu’dan da geçerek Samsun’a ulaştık.

     İlk molamız  Trabzon’du.Trabzon merkeze geldik. Katlı bir otopark bulduk. Çarşını dolaştık Trabzon’u biraz pahalı buldum. Merkezde bir mekanda bir suya 5 lira otoparka 15 lira Türk Kahvesi 10 lira gibi fiyatlar ödedik. Trabzon’nun enerjisi beni çok etkilemedi.Akşam üzeri 4 civarları tekrar yola çıktık. Giresun’un yanından geçtik. Fındık diyarı artık etrafta çay göremiyorduk. Rize taraflarında  her alan her boşluk çaydı.Şimdi ise Fındık ağaçları. Bu arada ara ara yağışlar devam ediyordu. Ordu’ya geldik. Ordu’nun içinden geçiyorduk ki şehrin üstünden yukarı çıkan bir teleferik görünce hemen dönüş yaptık.Ordu’yu teleferikle izleme şansı bulduk(10 ‘ar Lira). Ordu çok şirin bir şehir olarak aklımda kaldı.Orada yarım saat vakit harcadıktan sonra tekrar Samsun’a doğru yola çıktık.

Ordu
    Yollar gayet güzel ancak Eds radar sistemi bulunuyor. Ortalama 100km hızla Trabzon’dan 5-6 saate Samsun’a ulaştık.
     Samsun’da Nuran halamızın Atakum tarafında evi var.Konaklamak için orada kalacaktık. Atakum Samsun’un kuzeyinde kalıyor. Samsun’a girdik fakat Samsun’un alanı o kadar büyükmüş ki beni şaşırttı. Eve ulaşmamış 20-25 dakika sürdü. Karadeniz Başkenti’ni trabzon zannederdim ancak burasıymış.Eşyalarımızı eve bıraktık. Akşam yemeği için dışarı çıktık. Atakum sahilini çok beğendim. Atakum sahili hem çok uzun hemde çokça güzel mekanlar var. Aparatif birşeyler bakarken çok leziz bir Kokoreççi bulduk.Çok ta güzel bir mekan yapmışlar.(Kokoreç yarım 18 Lira)
Atakum Sahili , Samsun

     Bir gün sonrası için Sinop’u gezmeyi planladık. Çünkü Mithat abimiz çarşamba günü Antalya’dan gelip bize Samsun’da eşlik edecekti. Aslında Samsun’a 15’i gibi gelecektik ama planlarımız bu şekilde oldu. Bizde Mithat abimizin yokluğunda Sinop’ta eşimin akrabası Elif ‘i ve ailesini görmek istedik.

Şen Pastanesi , Sinop sahili
    Sabah 10 gibi uyandık.12 civarlarında Sinop’taydık. Elif’i aldık ve bizi sahilde Şen pastanesine götürdü. Orada malzemenin  bol olduğu güzel bir serpme kahvaltıyla karnımızı doyurduk.
(3 kişilik serpme kahvaltı 60tl ).


Sinop Kalesi

 
      Sinop eski kapalı cezaevine uğradık.İlk defa bir cezaevine girdim. Sebahattin Ali’nin koğuşuna gittik. Oradaki yaşanmışlıkları gördük. Hatta bir ara bomboş bir koğuşta içerdeki akustiği farkettim. Sebahattin Ali’nin şiiri Edip Akbayram'ın sölediği Aldırma Deli Gönül şarkısını seslendirdim.Ama devam edemedim.


 

     Cezaevinde dolaşırken hava kararmaya başlıyordu. Hemen çıkışında sağda Elif’lerin Osmanlı Lezzetleri restoranı var oraya girdik. Elif  ikramlarıyla bizi mest etti. Meşhur Sinop Mantısı kıymalı ve cevizli ardından kabak tatlısı... Mantı gerçekten harikaydı.(Porsiyonu 17,5 TL) özellikle ceviz serpilmiş mantı çok orijinaldi. Mutlaka denemelisiniz. Ayrıca bu restoranın Kelle Paça Çorbası da meşhur.


   
     Ardından Sinop’u yukardan görmek için şahin tepesine çıktık. Ancak Soğuk bir zamana denk geldiğimiz için hemen fotoğraf çekip ayrıldık. Sonra Sinop yarımadasını arabayla dolaştık. Aslında küçük görünen Sinop arka tarafta oldukça büyük bir alanının olduğunu gördüm.3 tarafı da denizlerle çevrili olduğu için devamlı rüzgar alan , nemin bol olduğu bir yer. Yazın çok kalabalık oluyormuş.Denizinin çok güzel olduğunu ve yazın hangi tarafta rüzgar olmazsa o tarafta denize giriyorlarmış. Hatta yerli turist fazlalaştığında  Sinoplular bilinmeyen koylara gidip denize giriyorlarmış.




   Yarımadayı dolaştıktan sonra sıcak bişeyler içmek için sahilde  Kara İnci Pastanesine gittik. Kahvesi çayı sunumu ve fiyatları gayet iyiydi.


   Burdan çıktık birer bira içelim dedik. The Mill Pub ‘a geçtik.

  Elif’in annesi Şengül abla ve babası Yaşar abiyi görmek için 9 buçuk gibi kalktık eve geldik.Saat
gece 1’e kadar muhabbet ettik.         Onları’da gördüğümüz için çok mutlu olduk.

  Normalde Samsun’a dönecektik ama hayır diyemedik...

 




     Yılmaz ailesine misafirperverliklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.Onları ziyaret etmekten gerçekten çok mutlu olduk.Antalya'ya da bekliyoruz.Tekrar görüşmek üzere...









30 Eylül 2018 Pazar

Kasım'da Büyük Kuzey Turu : Giriş

 

    2013 yılında eşimle birlikte Antalya'da bir bujiteri-takı-aksesuar dükkanı açmıştık.Yaklaşık bir buçuk sene bir fiil koşturduk.    

    Bunun yanında akşamları tabiki müzik programları yine devam etti. Dükkandan çıkıp otel programlarına koşturdum durdum .Neyse ticarette keyifli bir şey tabiki günümüzde  artık yapılamayacak duruma geldiyse de bizim gerçek idealimiz olmadığını anladık. Çünkü dükkan bir süre sonra sizin hayatınız, yaşam alanınız oluyor. Bazen dükkanı birine bırakıp gittiğinizde sanki özgürlüğe yelken açıyor gibi hissediyorsunuz. Bir süre sonra bu durum artık bizi mutsuz etmeye başlamıştı.Sonunda dükkanımızı devrettik(2015).
    Hayallerle başlayan işleri, gerçekler yönlendirip istemediğiniz sonlara getiriyor. Denemeden göremiyorsunuz. Biz bunlara deneyim diyoruz...😊
*
    Eşim bir kaç ay sonra havalimanı yer hizmetleri gibi yine zor bir seçim yapıp vardiyalı sistemde gecesini gündüze katarak bir sene kadar çalıştı (2015-2016). Bu iş te onun sosyal hayatını bitirdi adeta uyur-gezer gibiydi.
*
    2015'in sonlarına doğru bir arkadaşım aradı.İyi bir özel okulda çalışıyordu ve bana müzik öğretmenliği yapar mısın diye teklifte bulundu. Bende heyecanlandım ve denemek istedim çokta mutlu oldum. Ona minnettarım.Üç sene çalıştığım kurumumda çokça şey öğrendim.Öğretmen arkadaşlar edindim. Öğrencilerle kaynaştım. Öğretmenliğin kutsallığını hissettim. Ama seneler geçiyordu ve geçtikçe içimde huzursuzluk oluyordu. Bu değildi istediğim.Sömestr bitti ve ayrılma kararı alarak dönem sonunda öğretmenlik mesleğine de son verdim(2018).
*
   Tarıma her zaman ilgim olmuştur.Küçükken dedemin köyünde  güzel vakit geçirirdik.Hala hatırlarım dedemle tarladan iple çekerek tahtadan yapma bir arabayla eve zerdali götürürdüm.  Şimdilerde internette pek çok şey araştırırım. 2017 yazı enginara merak saldım...
   Bir arkadaşıma enginardan bahsetmiştim enginarın Antalya'da yetişebildiğini bize ekstra kazanç sağlayabileceğini söyledim. Oda burdan yola çıkarak yoğun bir araştırma yapıp uygun koşulları oluşturup  enginar işine girdik. Hafta sonlarımız Enginar bahçemizde geçiyordu. Aslında çok ta keyif almıştık sıfır stres, şehirden uzak pozitif bir enerjisi vardı... Neyse enginarlarımız Mayıs gibi geldiler ve satmaya başlamıştık. Ancak onca emeğin karşılığını alamadık saçma sapan insanlara para kazandırmak hiç hoşumuza gitmedi. Elbet ilk senemizdi fakat bu işten de kazanç sağlayabilmek için üretiminden satışına tamamen sizin elinizde olması gerektiğini farkettik ve  çok uzatmadan bu işten de vazgeçtik.
*
   Akşamları halen müzisyenliğe devam ediyordum fakat  onda da 2013 'ten beri müziğe gerekli önemi ve vakti veremediğimi, yerimde saydığımı farkettim ve üzüldüm.

  Bunca koşuşturmanın sonucunda bir şeye karar verdim. Sadece tek bir meslek yapmam gerektiğini, gerçekten gönül verebileceğim mesleğin müzisyenlik olduğunu bununla gerçekten mutlu olduğumu ve ömrüm boyunca sıkılmadan yapabileceğimi tekrar hissettim.

*
  Biraz uzun bir giriş yaptım çünkü Kasım ayında arabamızla çıkacağımız 1 aylık gezimizden önce bu zamana kadar nelerle vakit geçirdiğimizi  bilmenizi istedim.Şimdi kendimize vakit ayırma zamanı... Çünkü 1 ay tatil mi olur diye şaşıranlar oldu. Bal gibi de olacak inşallah. 😊 Bol bol fotoğraf çekeceğiz.Kitap okuyacağız.muhabbet edeceğiz.Gezeceğiz.Temiz hava alacağız.Bol bol yürüyüş yapacağız.Yeni tatlar deneyeceğiz ve hepsini bloğumuzda sizlerle paylaşacağız.
Citroen C5
*                                                          
    Okuldan ayrıldıktan sonra bir bütçe yapmaya karar verdim. Her ay düzenli devam eden ödemeler, krediler, düzensiz-dikkatsiz harcamalar, kazandığımızı direk alıyordu. Nasıl olsa kazanıyoruz mantığıyla kendimizi dikkatsiz harcamalarımızla köleleştirdiğimizi farkettim. İşte bu yüzden ilk önce ekonomimi kontrol altına almam gerekiyordu. Düşündüm neler yapabilirim.İlk önce jeep'imi satıp daha uygun bir binek araç aldım. Aracımdan artan parayla kredilerimi tamamen kapattım. Kredi kartlarımızı kontrol altına aldık. Her ay başında bütçe yapar olduk. Ödemelerimizi görmeye başladık ve bunun sonucunda kış için birikim yapmaya başladık. Herşeyi düzene soktuktan sonra hayalimizdeki Karadeniz turunu tasarlamaya başladık.

Son bir aya giriyoruz...

  Neden Bir Ay? 

    Öncelikle bütçemizin yeteceğini bilsem daha çok uzatmayı düşünürdüm.Çünkü eşimde bende gezmeyi yeni yerler görmeyi çok seviyoruz. Tabiki bir ay fazlada gelebilir ama şu an bilemiyoruz. Deneyerek bunu yaşayacağız. Belkide paramız azalacak erken döneceğiz onu da kestiremiyoruz. Ama gayet kafamız rahat bir şekilde zaman-yer sıkıntısı yaşamadığımız bir psikolojide gittiğimiz yerlerde spontane hareketler yapacağız.

   Bu seyahatte en büyük avantajımız gittiğimiz yerlerde akrabalarımız ve arkadaşlarımızın olması yani kalacak yer için bir ödeme şu an için gözükmüyor. Fakat bakarsınız Rize'nin bir yaylasında neden konaklanmasın...😊

 Güzergahımız; 
 
    Gideceğimiz ilk yer Kapadokya burada günübirlik vakit geçirip Kayseri'ye geçeceğiz.Kayseri'de 2-3 gün vaktimiz var. Erciyes'e uğrama planlarımız mevcut.

   Kayseri'den Erzincan-Erzurum  üzerinden Artvin Hopa'ya Ulaşacağız. Burda da 4-5 gün tasarlıyoruz. Batum'a geçme planımız var.

   Ardından Rize - Trabzon  2-3 gün, yaylalara yolculuk...

   Kıyıdan yine gezerek Samsun'a ulaşacağız.Burda da 2 gün tasarlıyoruz.

   Samsun'dan Sinop'a 1 gün konaklama.

   Sinop'tan Amasra Bolu ve İzmit'e ulaşacağız.2-3 gün konaklama

   Ve İstanbul 3-4 gün konaklama

   İstanbul'dan Tekirdağ - Gelibolu ve Çanakkale 1 gün konaklama.

   Biga - Bandırma - Bursa 1 gün konaklama

   Eskişehir. 1-2 gün konaklama

  Son Olarak  Eskişehir 'den Pamukkale'ye hamamlara geçmek hiç fena olmaz gibi geldi...😅

Takipte Kalınız...🙏

 



 

Kabuğunuzdan Çıkın

Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mek...