Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2018 Salı

Kasım’da Büyük Kuzey Turu : Bölüm 1 Kapadokya - Kayseri


 

    3 Kasım Cumartesi günü, saat 2'de beklediğim telefon geldi.Kışlık lastiklerimiz geldi ve arabamıza taktık keyfimiz yerine geldi.5 gibi evden çıktık program için yola koyulduk, Manavgat'taki sahnemden sonra saat 22:30 gibi Kapadokya için  hayalini kurduğumuz büyük turumuza  çıkabildik.

    Akseki sapağından dönerek Konya yoluna doğru yöneldik.Akseki yolunda dikkatli olmamı söylemişlerdi.Yol biraz inişli çıkışlıydı.Hava sıcaklığının 2° kadar düştüğü oldu.Ancak yağış olmadığı için yollar kuruydu.Buzlanma yoktu.Ayrıca Gece yollarda kimse olmadığı için çok rahat bir yolculuk oldu. Konya ovasına kadar keyifli bir yolculuk geçirdik.Ayrıca dağ yollarını ve gece yolculuğunu zaten severim.

     Konya'nın etrafından dolaşarak  saat 00:30 civarları Aksaray yoluna girdik.Namı diyar Konya Yolu: Dümdüz bir yol düşünün ve benzin istasyonları uyku modunda ve hava buz gibi. Yaklaşık 150 km olan bu yolda içtiğimiz kahvelerin suların sonunda ihtiyaç molası gerekti. Güvenilir bir benzin istasyonu ararken uzaklardan bir Opet ışığı gördük.Emin de olamadık.Yaklaştıkça belli oldu.Meğer ışıkları kısılmış tasarruf modunda... neyse şansımızı deneyelim dedim ama çalışan uyuyor, market kapalı lavabo içerde uyandırmayalım yakıtta almayacağız zaten, ayrıldık.
 
    Opet'te kapalıysa şansımızın oldukça az olduğunu anladım. Cansu haritadan dinlenme tesisi buldu:"Yapılcanlar"  neredeyse Aksaray'daydı.Ama yapabileceğimiz bir şey yoktu.Devam ettik.
    İlerde bir Petrol Ofisi gördüm.Lavabolarının genelde dışarıda olduğunu düşünerek buraya girdik ve dediğim gibi de oldu.
    Buraya gelmeden önce Cansu'nun gün içerisinde dudak kenarları çatlamıştı. Pınar'dan krem istedi.Pınar da arabada karanlıkta seçemeyip beyaz bir fondöten vermiş.Cansu da ağzının kenarlarına sürmüş. Petrol ofisine geldiğimizde Cansu Joker gibiydi.Karanlıkta farketmemişiz. :)
Neyse ki dinleme tesisinden önce durmuşuz.
 
    Yapılcanlar tesisine ulaştık.Orda biraz nefes aldık, çay içtik ve marketine uğradık.Oradaki şapkaları görüp takmadan edemedim.:)

    Saat 4:30 civarları Kapadokya Uçhisar bölgesine geldik.Manzaralı bir yere arabayı park ettik. Yastık ve battaniyelerimizle uykuya daldık. Saat 7:00 gibi gözlerimiz açıldığında Balonlar yavaş yavaş havalanmaya başlamışlardı. Arabamızı panaromanın daha iyi olduğu bir yere getirdik ve balonları izlemeye başladık.Gün doğumu ile havalanmaya başlayan bu balonlar saat 9 civarlarına kadar havada kalıp uçuşlarını bitiriyormış. Gün içerisinde göremiyorsunuz çünkü balonların içine sıcak hava basılıyor ve havanın soğuk olması gerektiği için de güneş havayı ısıtmadan kalkıp iniyorlar.





   Pınar'ın eşi Ahmet de Kayseri'den bize katılmak üzere otobüse bindi.Onunla da Ürgüp'te buluştuk.Güzel bir Simitçi bulduk.(Simit Dünyası)


Ürgüp Simit Dünyası

       Burda kahvaltımızı yaptıktan sonra Avanos'a yöneldik.Avanos'ta sallanan köprüden geçip kahvelerimizi içmek üzere Mado'ya oturduk. Güneş iyice içimizi ısıttıktan sonra Avanos'a özel kırmızı çamurdan yapılan  çömleklere yönelip, biraz yeteneğimi denemek istedim.

   Burdan sonra  Özkonak'taki Yeraltı şehrine  yöneldik.Yeraltında çökme riskini düşünmeden dolaşıyorsunuz.İçeride uzakdoğulu turistler de vardı.Yolun sonuna bir odaya geldik sıra bekledik herkes çıksın diye biran orda kendimi kötü hissettim.İlk defa böyle bir sıkıntı yaşadım.Geçtiğiniz yollar tüneller dar ve yerin altındasınız.İnsanlar buralarda kendilerini düşmanlardan yada tehlikeli hayvanlardan korumuşlar.



   Bu bahsettiğim kasabaların birbiriyle uzaklıkları 10-15 km civarında.


      Burayı'da gezdikten sonra dinlenmek için Kayseri'ye Ahmet'in annesi Fatma teyzemize geçtik. Ahmet'lerin önceden Kayseri mutfağının yemeklerini yaptıkları bir restoranları vardı. Burada da yemekleri Fatma teyzemiz yapardı. Şimdi ise bizim Kayseri'ye geleceğimizi öğrenince bu sefer bize inanılmaz lezzetler hazırladı.

Yağlama Mantısı


     Akşam yemek yedikten sonra arkadaşlarımızı sürpriz yaparak ziyaret etmeye başladık. Sağolsunlar burada ikram olayı çok fazla tatlı tuzlu, pastalar, kekler, börekler Kayseri'de diyeti bozmamanız imkansız gözüküyor.

     Ahmet'lerin Gediris Bağlarında bağ evleri var.Bir sonraki gün Pazartesi sabahı Ahmet'in babası İlhan amcamız bize çok güzel bir kahvaltı hazırladı.

     Bu güzel kahvaltıdan sonra planımız Erciyes'ti. Bulunduğumuz yere yakın 19 km uzaklıkta. Önceden beraber sahne aldığımız ve düğünümüzde de kırmayıp sahne alan eski arkadaşımız müzisyen Orhan ağabeyimiz iki senedir Erciyes Ramada otelde sahne alıyor.Onu da memnuniyetle ziyaret ettik.Gelmişken ayak üstü müzikte yaptık.Buraya tatile gelenlerin mutlaka Orhan ağabeyimize de uğrayıp müziğini dinlemesini tavsiye ederim.(Ramada Otel Erciyes)

Erciyes Ramada Otel

Erciyes
     Karlı bir döneme denk gelmediğimiz için sadece etrafı dolaştık.Orhan ağabeyimizin keyifli sohbeti ile kahvemizi içip Erciyes'ten ayrıldık.
     Yine merkezde arkadaşlarımızı ziyaret ettik.Akşam üzeri çarşıya indik.Kayseri'nin çok düzenli ve ferah bir şehir olduğunu gördüm.


     Çarşıda çok güzel lezzetler bulabilirsiniz. Özellikle balıkçılar çok hoşuma gitti.Balıkların yanında hemen yanında pişirmek için tezgahları var.İster ekmek arası ister orada pişirtip evinize götürebiliyorsunuz ve gayet uygun fiyatlarlara.



    Neyse Çarşıyı bitirmeden benim karnım acıktı Ahmet dedi burada meşhurdur Elmacıoğlu İskender Döner, tek kelimeyle harikaydı.


    Bu güzel yemekten sonra kapalı çarşılarını gezdik.Kazancılar çarşısını gezdik burada Pastırma Sucuğun bol bulunduğu bir yer.





Kayseri Meydan ve Erciyes
   Gün batımını  Cumhuriyet meydanında geçirdik. Çok güzel bir ambiyansı var.Işıklandırmalar çok güzel.Arkada Erciyes Manzarası. Etrafta Selçuklu Devleti'nden kalma tarihi yapılar.Meydan çok güzeldi.

   Buradan sonra yine arkadaş ziyaretlerimiz devam etti.

    Kayseri'de son günümüzde geç kalktık.Öğleden sonra Talas ilçesinde Osmanlı sokağını gezdik.Burada Ermeni evleri ve otantik kafeler var. Sezonun bitmesi sebebiyle sakindi.Akşam Ahmet'in dedesine davetliydik. Yine çok güzel yemeklerle ağırladılar. Evde yaptıkları turşular çok lezzetli uzun zamandır böyle lezzetlisini yememiştim.Yemekten sonra büyüklerle keyifli sohbetler yaptıktan sonra sabah yola çıkacağımız için  teşekkür ederek oradan ayrıldık.



Osmanlı Sokağı





Talas 'ta otantik bir kafe



Kayserililerin vazgeçilmez kahvesi 



   Bir gün sonrası Karadeniz'e doğru... Bölüm 2





30 Eylül 2018 Pazar

Kasım'da Büyük Kuzey Turu : Giriş

 

    2013 yılında eşimle birlikte Antalya'da bir bujiteri-takı-aksesuar dükkanı açmıştık.Yaklaşık bir buçuk sene bir fiil koşturduk.    

    Bunun yanında akşamları tabiki müzik programları yine devam etti. Dükkandan çıkıp otel programlarına koşturdum durdum .Neyse ticarette keyifli bir şey tabiki günümüzde  artık yapılamayacak duruma geldiyse de bizim gerçek idealimiz olmadığını anladık. Çünkü dükkan bir süre sonra sizin hayatınız, yaşam alanınız oluyor. Bazen dükkanı birine bırakıp gittiğinizde sanki özgürlüğe yelken açıyor gibi hissediyorsunuz. Bir süre sonra bu durum artık bizi mutsuz etmeye başlamıştı.Sonunda dükkanımızı devrettik(2015).
    Hayallerle başlayan işleri, gerçekler yönlendirip istemediğiniz sonlara getiriyor. Denemeden göremiyorsunuz. Biz bunlara deneyim diyoruz...😊
*
    Eşim bir kaç ay sonra havalimanı yer hizmetleri gibi yine zor bir seçim yapıp vardiyalı sistemde gecesini gündüze katarak bir sene kadar çalıştı (2015-2016). Bu iş te onun sosyal hayatını bitirdi adeta uyur-gezer gibiydi.
*
    2015'in sonlarına doğru bir arkadaşım aradı.İyi bir özel okulda çalışıyordu ve bana müzik öğretmenliği yapar mısın diye teklifte bulundu. Bende heyecanlandım ve denemek istedim çokta mutlu oldum. Ona minnettarım.Üç sene çalıştığım kurumumda çokça şey öğrendim.Öğretmen arkadaşlar edindim. Öğrencilerle kaynaştım. Öğretmenliğin kutsallığını hissettim. Ama seneler geçiyordu ve geçtikçe içimde huzursuzluk oluyordu. Bu değildi istediğim.Sömestr bitti ve ayrılma kararı alarak dönem sonunda öğretmenlik mesleğine de son verdim(2018).
*
   Tarıma her zaman ilgim olmuştur.Küçükken dedemin köyünde  güzel vakit geçirirdik.Hala hatırlarım dedemle tarladan iple çekerek tahtadan yapma bir arabayla eve zerdali götürürdüm.  Şimdilerde internette pek çok şey araştırırım. 2017 yazı enginara merak saldım...
   Bir arkadaşıma enginardan bahsetmiştim enginarın Antalya'da yetişebildiğini bize ekstra kazanç sağlayabileceğini söyledim. Oda burdan yola çıkarak yoğun bir araştırma yapıp uygun koşulları oluşturup  enginar işine girdik. Hafta sonlarımız Enginar bahçemizde geçiyordu. Aslında çok ta keyif almıştık sıfır stres, şehirden uzak pozitif bir enerjisi vardı... Neyse enginarlarımız Mayıs gibi geldiler ve satmaya başlamıştık. Ancak onca emeğin karşılığını alamadık saçma sapan insanlara para kazandırmak hiç hoşumuza gitmedi. Elbet ilk senemizdi fakat bu işten de kazanç sağlayabilmek için üretiminden satışına tamamen sizin elinizde olması gerektiğini farkettik ve  çok uzatmadan bu işten de vazgeçtik.
*
   Akşamları halen müzisyenliğe devam ediyordum fakat  onda da 2013 'ten beri müziğe gerekli önemi ve vakti veremediğimi, yerimde saydığımı farkettim ve üzüldüm.

  Bunca koşuşturmanın sonucunda bir şeye karar verdim. Sadece tek bir meslek yapmam gerektiğini, gerçekten gönül verebileceğim mesleğin müzisyenlik olduğunu bununla gerçekten mutlu olduğumu ve ömrüm boyunca sıkılmadan yapabileceğimi tekrar hissettim.

*
  Biraz uzun bir giriş yaptım çünkü Kasım ayında arabamızla çıkacağımız 1 aylık gezimizden önce bu zamana kadar nelerle vakit geçirdiğimizi  bilmenizi istedim.Şimdi kendimize vakit ayırma zamanı... Çünkü 1 ay tatil mi olur diye şaşıranlar oldu. Bal gibi de olacak inşallah. 😊 Bol bol fotoğraf çekeceğiz.Kitap okuyacağız.muhabbet edeceğiz.Gezeceğiz.Temiz hava alacağız.Bol bol yürüyüş yapacağız.Yeni tatlar deneyeceğiz ve hepsini bloğumuzda sizlerle paylaşacağız.
Citroen C5
*                                                          
    Okuldan ayrıldıktan sonra bir bütçe yapmaya karar verdim. Her ay düzenli devam eden ödemeler, krediler, düzensiz-dikkatsiz harcamalar, kazandığımızı direk alıyordu. Nasıl olsa kazanıyoruz mantığıyla kendimizi dikkatsiz harcamalarımızla köleleştirdiğimizi farkettim. İşte bu yüzden ilk önce ekonomimi kontrol altına almam gerekiyordu. Düşündüm neler yapabilirim.İlk önce jeep'imi satıp daha uygun bir binek araç aldım. Aracımdan artan parayla kredilerimi tamamen kapattım. Kredi kartlarımızı kontrol altına aldık. Her ay başında bütçe yapar olduk. Ödemelerimizi görmeye başladık ve bunun sonucunda kış için birikim yapmaya başladık. Herşeyi düzene soktuktan sonra hayalimizdeki Karadeniz turunu tasarlamaya başladık.

Son bir aya giriyoruz...

  Neden Bir Ay? 

    Öncelikle bütçemizin yeteceğini bilsem daha çok uzatmayı düşünürdüm.Çünkü eşimde bende gezmeyi yeni yerler görmeyi çok seviyoruz. Tabiki bir ay fazlada gelebilir ama şu an bilemiyoruz. Deneyerek bunu yaşayacağız. Belkide paramız azalacak erken döneceğiz onu da kestiremiyoruz. Ama gayet kafamız rahat bir şekilde zaman-yer sıkıntısı yaşamadığımız bir psikolojide gittiğimiz yerlerde spontane hareketler yapacağız.

   Bu seyahatte en büyük avantajımız gittiğimiz yerlerde akrabalarımız ve arkadaşlarımızın olması yani kalacak yer için bir ödeme şu an için gözükmüyor. Fakat bakarsınız Rize'nin bir yaylasında neden konaklanmasın...😊

 Güzergahımız; 
 
    Gideceğimiz ilk yer Kapadokya burada günübirlik vakit geçirip Kayseri'ye geçeceğiz.Kayseri'de 2-3 gün vaktimiz var. Erciyes'e uğrama planlarımız mevcut.

   Kayseri'den Erzincan-Erzurum  üzerinden Artvin Hopa'ya Ulaşacağız. Burda da 4-5 gün tasarlıyoruz. Batum'a geçme planımız var.

   Ardından Rize - Trabzon  2-3 gün, yaylalara yolculuk...

   Kıyıdan yine gezerek Samsun'a ulaşacağız.Burda da 2 gün tasarlıyoruz.

   Samsun'dan Sinop'a 1 gün konaklama.

   Sinop'tan Amasra Bolu ve İzmit'e ulaşacağız.2-3 gün konaklama

   Ve İstanbul 3-4 gün konaklama

   İstanbul'dan Tekirdağ - Gelibolu ve Çanakkale 1 gün konaklama.

   Biga - Bandırma - Bursa 1 gün konaklama

   Eskişehir. 1-2 gün konaklama

  Son Olarak  Eskişehir 'den Pamukkale'ye hamamlara geçmek hiç fena olmaz gibi geldi...😅

Takipte Kalınız...🙏

 



 

Kabuğunuzdan Çıkın

Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mek...