Artvin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Artvin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2018 Çarşamba

Kasım’da Büyük Kuzey Turu : Bölüm 2 Hopa - Artvin

Kemalpaşa
        Kayseri’den Hopa’ya mesafe biraz uzak olduğu için sabah 5 gibi uyanmayı planladık. Eşyalarımızı akşamdan hazırlamıştık.Sabah 4:30 'da gözlerim açıldı. Normalde bir iş için kalkıyor olsam uyanamam, ama olay karadeniz olunca beynim kuruldu adeta uyandım ve hazırlandım.

      Sabah 5:30 gibi yola çıktık. Sivas üzerinden Zara,Kelkit,Gümüşhane,Trabzon’dan geçerek Hopa’ya saat 14:30 da ulaştık. Toplamda 20 dk mola verdik. Önce planladığım güzergah Sivas-Erzincan-Erzurum ve Artvin’di. Fakat en erken varabileceğim güzergah Gümüşhane üzerinden olduğu için yeni bir güzergah olan bu yolu tercih ettim.O da 9 saat sürdü. Önceki yaptığım plan Erzincan -Erzurum -Artvin güzergahıydı fakat yol tek sürüş için oldukça uzun olacaktı ve vazgeçtim.
    Yaklaşık 750 km yol yaptık, 200 TL civarı mazot ile Hopa’ya ulaştık.

Çağatay
      Yollarda abur cubur yememeye dikkat ediyoruz çünkü her şehrimizin güzel lezzetleri var bu lezzetleri tatmak istiyoruz. 

      Hopa'da kuzenimiz Çağatay ile buluştuk.Oldukça açtık ve Çağatay'dan malum soruyu bekledik    -Aç mısınız? :) Bizi sahilde 14 Mart Parkı’nın orda efsane pideciye götürdü: “Bay Toşi” Kavurmalı yumurtalı  pidesi harikaymış.Denedik tattık. :)
Kavurmalı Pide , Bay Toşi

     Burdan kalkıp hemen bitişiğinde Türk kahvelerimizi içtik: “ Kahve Bahane”  Buranın özelliği ise kahve’nin  sunumu ve bu sunuma karşılık kahvenin fiyatının gayet uygun olması. (Türk Kahvesi 6 TL)

Kahve Bahane

      Bu arada kahvelerden önce bakkala kadar gitmiştim.12 liraya bişey alacaktım. 100 lira uzattım. Üzerine de 2 lira verdim. Büfeci bana 3 lira verdi. Bu arada yanındakine sordu 100 lira bozuk var mı diye. Ben de dedim ki ben 2 lira fazla verdim dedim. Oda 2 verdin mi dedi bide sana ekstra 3 lira veriyorum dedi kafam gitti dedi. Neyse yanındaki çoçuk bozuk 100 lira verdi bende 90 alıp 10 lirasını büfeciye verdim.Sonra yandaki çoçuk büfeciye abi bana da 10 lira vereceksin dedi. Büfeci 100 verdim ya dedi. Baktım burada hesap karışacak paramı alıp  sessizce hemen ordan ayrıldım. Geldim olayı Çağatay ve Cansu’ya anlattım. Çağatay dedi burda daha bir sürü hikaye var dedi.İlk günden baya güldük.:) 


Hopa Sahil

Kazım Koyuncu'nun heykeli , Hopa

Şansımıza havalar o kadar güzel denk geldi ki şükürler olsun, Antalya'dan sonra Hopa'da gün batımını soldan izlemek harikaydı. Bir tarafınız yemyeşil bir tarafınız masmavi.Buralarda yeşilin her tonunu görebilirisiniz.

       Kalktık ve sahilden otelimize doğru yürüdük.Otelin orada  Murat dayımız bekliyordu. Onunla da selamlaştıktan sonra bu 2 gün içerisinde yapacaklarımızı planladık.Ardından beraber büyüklerimizi ziyaret ettik. Sonra dinlemek için otelimize geçtik.


Otel Peronti( Kahvaltı dahil kişi başı 80 Lira).

Peronti Otel , Hopa

      Kaldığımız otel, fiyat-performans açısından gayet iyiydi, odalar yenilenmiş, banyosu, kliması, interneti gayet iyiydi, ayrıca denize sıfırdı. Otopark sıkıntınız yok. Sabah kahvaltı saatleri 7:00-11:00 arasıydı.Herkese tavsiye edebiliriz.

     Yemeğimizi erken yediğimiz için saat 21:00 civarları açıktım. Dışarı çıktım merkeze doğru 10 dk kadar yürüdüm ve iyi  bir seyyar kokoreççi buldum.Biraz iri kıyım olsa da lezzeti fena değidi. (Yarım 13 Lira) “Kokoreççi Osman Dayı” 



    Diğer sabah 9 buçuk gibi kalkıp kahvaltıya indik.İyi bir kahvaltı yaptık sonra sahilde Çağatay'la birlikte Garaj Cafe'de buluşup kahvelerimizi içtik.





Murat Dayımız


     Saat 12 civarları  Borçka Kara göl için yola çıktık.Artvin yolu üzerinde Borçka ilçesinden içeri döndük yaklaşık 45 dakikaya Karagöl'e ulaştık. Yolu fena değil otomobille çıkabilirsiniz. Yol üzerinde akarsular görüp durmanız mümkün.


















Karagöl , Borçka




Karagöl , Borçka


     Burada da yaklaşık 1 saat geçirdikten sonra rotamız Artvin 'di. Yaklaşık 1 saate Artvin'e vardık. 

    Artvin'e gelirken büyük bir baraj gördük. Bu baraj bu bölgenin iklimini biraz daha ılıman hale getirmiş.Devasa bir barajdı.Yolun kenarından devam ettik.Yapılan tüneller yolları bayağı kısaltmış. 







Artvin merkez

    Artvin'e geldiğimde şok oldum.Şehir resmen zirveye kurulmuş.Manzaralar harika. Karnımız acıktı. Artvin Döneri meşhurdur.Biraz Erzurum Cağ kebabına benzese de Yatık ama lezzet olarak dönere benziyor. Çarşıya girdik.Yollar genelde tek yön ve  meydana giden yolda solda Emin Usta. Neredeyse 5 porsiyon döner yedik, 4 ayran bir kola 80 lira para ödedik şok oldum.Antalya'da bu fiyat mümkün değil. Karnımızı güzelce doyurduktan sonra Dünyanın en büyük Atatürk heykeline doğru devam ettik. Bu arada katlı otopark gayet ucuz : 2 lira. 10 dakika tırmandıktan sonra zirveye ulaştık.Atam...


Dünya'nın en büyük Atatürk heykeli , Artvin merkez

Erzurum'un kıtlama şekeri burada da yaygın

   Buradan çıkıp camlı terasa gidecektik fakat yollarında çalışma vardı ve  aracımıza zarar vermemek için gitmekten vazgeçtik. Yaklaşık 1 buçuk saate Hopa'ya döndük.


    Çağatay'ın yemek sözü vardı buradan Çakıl restorana (Sarp-Kemalpaşa arasında) devam ettik. Aynı zamanda akşam Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Avrupa maçları vardı onları izledik. Kemal Paşa'da mıhlamalı, mezeli bir bir masa kurduk.Keyifli bir gece geçirdik.



    Çağatay ve Murat dayımız bizi çok güzel ağırladılar.Onlara çok teşekkür ediyoruz. Antalya'ya her zaman bekliyoruz.


     Buralar insanın ömrünü uzatır...Yurt dışından önce ülkemizi gezin karadenizi görün!

   
Bölüm 3 Batum...

30 Eylül 2018 Pazar

Kasım'da Büyük Kuzey Turu : Giriş

 

    2013 yılında eşimle birlikte Antalya'da bir bujiteri-takı-aksesuar dükkanı açmıştık.Yaklaşık bir buçuk sene bir fiil koşturduk.    

    Bunun yanında akşamları tabiki müzik programları yine devam etti. Dükkandan çıkıp otel programlarına koşturdum durdum .Neyse ticarette keyifli bir şey tabiki günümüzde  artık yapılamayacak duruma geldiyse de bizim gerçek idealimiz olmadığını anladık. Çünkü dükkan bir süre sonra sizin hayatınız, yaşam alanınız oluyor. Bazen dükkanı birine bırakıp gittiğinizde sanki özgürlüğe yelken açıyor gibi hissediyorsunuz. Bir süre sonra bu durum artık bizi mutsuz etmeye başlamıştı.Sonunda dükkanımızı devrettik(2015).
    Hayallerle başlayan işleri, gerçekler yönlendirip istemediğiniz sonlara getiriyor. Denemeden göremiyorsunuz. Biz bunlara deneyim diyoruz...😊
*
    Eşim bir kaç ay sonra havalimanı yer hizmetleri gibi yine zor bir seçim yapıp vardiyalı sistemde gecesini gündüze katarak bir sene kadar çalıştı (2015-2016). Bu iş te onun sosyal hayatını bitirdi adeta uyur-gezer gibiydi.
*
    2015'in sonlarına doğru bir arkadaşım aradı.İyi bir özel okulda çalışıyordu ve bana müzik öğretmenliği yapar mısın diye teklifte bulundu. Bende heyecanlandım ve denemek istedim çokta mutlu oldum. Ona minnettarım.Üç sene çalıştığım kurumumda çokça şey öğrendim.Öğretmen arkadaşlar edindim. Öğrencilerle kaynaştım. Öğretmenliğin kutsallığını hissettim. Ama seneler geçiyordu ve geçtikçe içimde huzursuzluk oluyordu. Bu değildi istediğim.Sömestr bitti ve ayrılma kararı alarak dönem sonunda öğretmenlik mesleğine de son verdim(2018).
*
   Tarıma her zaman ilgim olmuştur.Küçükken dedemin köyünde  güzel vakit geçirirdik.Hala hatırlarım dedemle tarladan iple çekerek tahtadan yapma bir arabayla eve zerdali götürürdüm.  Şimdilerde internette pek çok şey araştırırım. 2017 yazı enginara merak saldım...
   Bir arkadaşıma enginardan bahsetmiştim enginarın Antalya'da yetişebildiğini bize ekstra kazanç sağlayabileceğini söyledim. Oda burdan yola çıkarak yoğun bir araştırma yapıp uygun koşulları oluşturup  enginar işine girdik. Hafta sonlarımız Enginar bahçemizde geçiyordu. Aslında çok ta keyif almıştık sıfır stres, şehirden uzak pozitif bir enerjisi vardı... Neyse enginarlarımız Mayıs gibi geldiler ve satmaya başlamıştık. Ancak onca emeğin karşılığını alamadık saçma sapan insanlara para kazandırmak hiç hoşumuza gitmedi. Elbet ilk senemizdi fakat bu işten de kazanç sağlayabilmek için üretiminden satışına tamamen sizin elinizde olması gerektiğini farkettik ve  çok uzatmadan bu işten de vazgeçtik.
*
   Akşamları halen müzisyenliğe devam ediyordum fakat  onda da 2013 'ten beri müziğe gerekli önemi ve vakti veremediğimi, yerimde saydığımı farkettim ve üzüldüm.

  Bunca koşuşturmanın sonucunda bir şeye karar verdim. Sadece tek bir meslek yapmam gerektiğini, gerçekten gönül verebileceğim mesleğin müzisyenlik olduğunu bununla gerçekten mutlu olduğumu ve ömrüm boyunca sıkılmadan yapabileceğimi tekrar hissettim.

*
  Biraz uzun bir giriş yaptım çünkü Kasım ayında arabamızla çıkacağımız 1 aylık gezimizden önce bu zamana kadar nelerle vakit geçirdiğimizi  bilmenizi istedim.Şimdi kendimize vakit ayırma zamanı... Çünkü 1 ay tatil mi olur diye şaşıranlar oldu. Bal gibi de olacak inşallah. 😊 Bol bol fotoğraf çekeceğiz.Kitap okuyacağız.muhabbet edeceğiz.Gezeceğiz.Temiz hava alacağız.Bol bol yürüyüş yapacağız.Yeni tatlar deneyeceğiz ve hepsini bloğumuzda sizlerle paylaşacağız.
Citroen C5
*                                                          
    Okuldan ayrıldıktan sonra bir bütçe yapmaya karar verdim. Her ay düzenli devam eden ödemeler, krediler, düzensiz-dikkatsiz harcamalar, kazandığımızı direk alıyordu. Nasıl olsa kazanıyoruz mantığıyla kendimizi dikkatsiz harcamalarımızla köleleştirdiğimizi farkettim. İşte bu yüzden ilk önce ekonomimi kontrol altına almam gerekiyordu. Düşündüm neler yapabilirim.İlk önce jeep'imi satıp daha uygun bir binek araç aldım. Aracımdan artan parayla kredilerimi tamamen kapattım. Kredi kartlarımızı kontrol altına aldık. Her ay başında bütçe yapar olduk. Ödemelerimizi görmeye başladık ve bunun sonucunda kış için birikim yapmaya başladık. Herşeyi düzene soktuktan sonra hayalimizdeki Karadeniz turunu tasarlamaya başladık.

Son bir aya giriyoruz...

  Neden Bir Ay? 

    Öncelikle bütçemizin yeteceğini bilsem daha çok uzatmayı düşünürdüm.Çünkü eşimde bende gezmeyi yeni yerler görmeyi çok seviyoruz. Tabiki bir ay fazlada gelebilir ama şu an bilemiyoruz. Deneyerek bunu yaşayacağız. Belkide paramız azalacak erken döneceğiz onu da kestiremiyoruz. Ama gayet kafamız rahat bir şekilde zaman-yer sıkıntısı yaşamadığımız bir psikolojide gittiğimiz yerlerde spontane hareketler yapacağız.

   Bu seyahatte en büyük avantajımız gittiğimiz yerlerde akrabalarımız ve arkadaşlarımızın olması yani kalacak yer için bir ödeme şu an için gözükmüyor. Fakat bakarsınız Rize'nin bir yaylasında neden konaklanmasın...😊

 Güzergahımız; 
 
    Gideceğimiz ilk yer Kapadokya burada günübirlik vakit geçirip Kayseri'ye geçeceğiz.Kayseri'de 2-3 gün vaktimiz var. Erciyes'e uğrama planlarımız mevcut.

   Kayseri'den Erzincan-Erzurum  üzerinden Artvin Hopa'ya Ulaşacağız. Burda da 4-5 gün tasarlıyoruz. Batum'a geçme planımız var.

   Ardından Rize - Trabzon  2-3 gün, yaylalara yolculuk...

   Kıyıdan yine gezerek Samsun'a ulaşacağız.Burda da 2 gün tasarlıyoruz.

   Samsun'dan Sinop'a 1 gün konaklama.

   Sinop'tan Amasra Bolu ve İzmit'e ulaşacağız.2-3 gün konaklama

   Ve İstanbul 3-4 gün konaklama

   İstanbul'dan Tekirdağ - Gelibolu ve Çanakkale 1 gün konaklama.

   Biga - Bandırma - Bursa 1 gün konaklama

   Eskişehir. 1-2 gün konaklama

  Son Olarak  Eskişehir 'den Pamukkale'ye hamamlara geçmek hiç fena olmaz gibi geldi...😅

Takipte Kalınız...🙏

 



 

Kabuğunuzdan Çıkın

Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mek...