29 Ocak 2025 Çarşamba

Kabuğunuzdan Çıkın


Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mekan mekan dolaşmak, ekranlara dalmak, teknolojiye kapılmak… vs. Bunlar Sistemin size dayattığı sizi köleleştiren yapay anlık hareketler…


Oysaki yapmanız gereken kendinizi tanımak kendinizi anlamak, bakış açılarınızı aşmak, yavaşlamak, derin nefes almak, hırsınızı yenmek, olabildiğince hazırdan kaçınmak, uğraş vermek, sağlık için çaba göstermek, en azından bir toprak bulup kendi bahçenizi yapmak. Bol bol okuyup aklınızı başınızdan almak. Sanat yapmak, sanat sizin beyninizde patlamalar yaşatabilirsiniz. 


Vakit geçirmek için değil yaşamak için var olmalıyız. Bu ülkeden bir şey olmaz demeyin değişim ilk önce bizde başlar. Bu sonsuz evrende göz açıp kapayıncaya kadar geçecek bu hayatınızı iyi değerlendirin. Sistemin dışına çıkın. Doğada olun nefes alın. 4 duvar evlerinizden olabildiğince uzaklaşın. Ruhunuzu besleyin,sağlıklı beslenin, hareket halinde olun, toprağa basın. Doğadan geldik tekrar doğaya karışacağız. Bilincinizi , öğretilerinizi sıfırlayın. Korkmayın, hissedebilmek için elinizden geleni yapın. Toplumun geneli düzelemez ama sen değişebilirsin. Kendin için, ruh ve bilincin için. Kendin için yapabileceğin en iyi şey vizyonumuzu yükseltmek algımızı arttırmaktır. Yoksa aksi halde aslında uyku halinde rutindesiniz. Ve bilincinizi ve ruhunuzu geliştiremediğiniz için belki de o zaman gerçekten yok olacaksınız. Her anlamda sadeleşin. Felsefe yapın beyin fırtınası yapın kafanızı karıştırın ama Aklınızı çakallığa yormayın boş beleş işlerle uğraşmayın güç,ego,para uzun vadede anlamsız hale gelecek. 


Çok örnek insan var neler başarmışlar sadece biraz cesaret. Kabuğunuzdan çıkın…


Kayseri Ocak 2025

24 Ocak 2025 Cuma

Hayata Dair : Sadece Başlangıç




    
Selam, uzun zaman oldu yazamadım. O zamandan beri eminim çok değiştim kendimi aştım bir yıl içerisinde 20-30 arası kitap okudum, dinledim. Başlarda bitirdiklerimi sayıyordum motivasyon oluyordu belli hedefe ulaştıktan sonra ve okudukça sayının önemi kalmadı çünkü değişim çoktan başlamıştı. Beni kitaplara bağlayan Suç ve Ceza... roman sevmem derdim daha çok gerçek hayatlar üzerine kitaplar keyif verirdi. Ama romanın sana kattığı farklı bakış açılarını , büyük ustaların kalemini, lezzetini zamanında fark edememişim. Şimdilerde ise kitabını bulduğumda merak ettiğim hayranlık duyduğum ustalar var artık.

       Bize hayatımızı armağan eden Büyük Atatürk'e dair çokça kitap okudum. Onu çok daha iyi tanıdım. Atatürk'ün, "beni okuduğum kitaplar var etti" dediğini gördüğümde kitapların değerini bir kez daha beynime kazıdım.

    Felsefeye girdim Dünya'ya dair büyük düşünürlerin fikirlerini karşılaştırdım.Hayatlarını halen okuyorum. Ve okudukça hayata baktığınız çerçevenin büyümesi , size öğretilen ezberden kopmak sanki zincirleri kırmak gibi. Korku düzeninden adeta kopuyorsunuz. 

        Dünyaya objektif bakmaya, insanları izlemeye başladım. Hayatın yada sistemin kölesi olduğumuzu fark etmek düşüncesi beni diğerlerinden kesinlikle ayırıyor artık. 

    Agnostisizm ile tanıştım. Dinler üzerine okuma yaptım devam ediyorum. Önceden Kuran'ı bitirmiştim. Spinoza'nın tanrı anlayışı güzel bir noktadaydı. Şu ara Antik Mısır'a kadar geldim. Küçükken şöyle derlerdi çok da kurcalamamak çok da düşünmemek lazım... Öyle değil arkadaşlar hepsini de anlayarak okumalı ve düşünmelisiniz. (En yakın zamanda) 

    Hayatın anlamını sorguladığımda, şu an için düşüncelerim: Hayatımızı en güzel şekilde yaşamak, kapitalist düzenin pohpohlarına maruz kalmadan, kendinizi mümkün mertebe sıkıntıya sokmadan, stabil ama dolu dolu, hiç bir zaman aşırıya kaçmadan, kenz etmeden yani yeterince varken daha da biriktirmeden . Güzel evlatlar büyütüp Dünya'ya yararlı bilinçli bireyler yetiştirmek, hayatı onlara aktarmak. 

    Elbette ekonomik, sosyal, toplumsal, siyasal zorluklar yaşadığımız ülkemizin bu zor topraklarında bir mücadele içerisindeyiz. Hayat bir mücadele ve hayatımızda hep olacak. Sadece 100 yıl öncesine baktığımızda da  çok zor savaş yılları geçmiş. 600 sene Padişahın kölesi olmuş bir millet.  Zor topraklarda yaşıyoruz adeta genetiğimize işlenmiş çile, kölelik, ilkellik. Ülke kozmopolit bir yapı düşünceler farklı...

    Her şeye rağmen Bireysel olarak uyanmak. Toplumun uyanması pek mümkün değil. Dünya'da bunu başaran sanırım sadece Japon'lardır. Çünkü bunu insanlık kullanıyor Din ile , Futbol ile, oyunlarla vs...

    Hayatı, anı yaşayın derken okuyarak, felsefe yaparak, düşünerek, uzaklaşarak, kendinizi dinleyerek, aslında ne olduğunuzu fark ettiğinizde işte o zaman, Dünyanız değişecek...

...

    Yağmur yağdığında bir huzur hissederiz... Bu aslında çok eskiden genetiğimize işlenmiş. yağmurlu havada yırtıcı hayvanlar etrafta dolaşmaz bir saldırı gerçekleştirmezmiş bu da bizim içimize işlemiş... Bu da Darwin'den...

Kabuğunuzdan Çıkın

Çoğu zaman şu dönemde alış-veriş yaparak mutlu olmaya çalışmak, telefonu yenilemek, daha iyi bir araba almak, daha büyük bir eve geçmek, mek...